(Hud 6.Ayet) Rızık Duası, Bereket Duası, Cuma Duası

Birçok arkadaşımız takipçimiz kalplerinde şüphe ile ; Böyle iş mi olur? Dua ile para mı gelir ? Rızık mı artar? Rızık ve Bereket ancak çalışırak artar gibi yorumlarda bulunabiliyor.
Bu sorulara Kuran-ı Kerimden aşağıdaki ayetler ile yanıtlarak duamızın faziletlerini ve okunuşunu sizlere yazıyorum.

1. Bakara Suresi 117. Ayeti ve Meali ;
O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece ''ol, der, o da hemen oluverir.'' (Kün feyekün)

2. Âli İmrân Suresi 47. Ayeti ve Meali

(Meryem), “Ey Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?” dedi. Allah, “Öyle ama, Allah dilediğini yaratır. O, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece ''ol, der, o da hemen oluverir.'' (Kün feyekün) dedi.

3. Âli İmrân Suresi 59. Ayeti ve Meali

Şüphesiz Allah katında (yaratılışları bakımından) İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir: Onu topraktan yarattı. Sonra ona ''ol, dedi, o da hemen oluverir.'' (Kün feyekün)

4. En`âm Suresi 73. Ayeti ve Meali

O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah’ın ''ol, deyip de hemen (Kün feyekün) her şeyin oluvereceği günü hatırla. O’nun sözü gerçektir. Sûr’a üflendiği gün de mülk (hükümranlık) O’nundur. Gaybı da, görülen âlemi de bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.

5. Nahl Suresi 40. Ayeti ve Meali

Biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman sözümüz sadece, ona, “ol” dememizdir. O da hemen oluverir.

6. Meryem Suresi 35. Ayeti ve Meali

Allah’ın çocuk edinmesi düşünülemez. O, bundan yücedir, uzaktır. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece “ol!” der ve o da oluverir.

7. Yâsîn Suresi 82. Ayeti ve Meali

Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri o şeye ancak “Ol!” demektir. O da hemen oluverir. Yasin suresinin Arapça ve Türkçe yazılışlarını görmek için linke tıklayınız.  

8. Mu`min Suresi 68. Ayeti ve Meali

O, yaşatan ve öldürendir. Bir şeye karar verdiğinde, ona sadece “ol” der, o da oluverir.Hz. Peygamber, “Cuma günü Hûd sûresini okuyunuz” (Dârimî, “Fezâilü’l-Kur’ân”, 17) buyurarak sûrenin faziletine, “Hûd sûresi ve kardeşleri beni ihtiyarlattı” meâlindeki hadisiyle de ağır sorumlulukları hatırlatan bir içeriğe işaret etmektedir. Hûd sûresinin kardeşleri aynı hadisin devamında “Vâkıa, Hâkka, Mürselât, Nebe’ ve Tekvîr” sûreleri olarak belirtilmiştir (Tirmizî, “Tefsîr”, 57/3297; ayrıca bk. Şevkânî, II, 544; Kurtubî, XI, 1).

Bu sûrelerde çok etkileyici bir üslûpla daha önceki peygamberlerin tevhid mücadelesinden kesitler verilmiş ve kıyamet sahnelerinin tasvir edilmiş olmasının Resûlullah’ı kendi sorumluluğu ve özellikle ümmetinin geleceği açısından derinden düşündürmüş olduğu anlaşılmaktadır.

Duamızın Arapçası :

وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِي الأَرْضِ إِلاَّ عَلَى اللّهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ ﴿٦﴾

Okunuşu :
Ve mâ min dâbbetin fîl ardı illâ alâllâhi rızkuhâ ve ya’lemu mustekarrahâ ve mustevdeahâ, kullun fî kitâbin mubîn(mubînin).

Anlamı :
Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de O bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı)dır.

Bu tarz paylaşımların devamını istiyorsanız bizleri sosyal mecralarda paylaşınız. Sitemizi takip etmeyi devam ediniz.

Yorum Var